Divan kısaca nedir ?

Deniz

New member
1911 tarihli Encyclopaedia Britannica kaydında “ottoman” adı verilen benzer bir kanepenin 18. yüzyılda Doğu'dan Avrupa'ya geçtiği, 1729'da Fransa'da bu tür mobilyaya ilişkin erken bir kayıt bulunduğu ve daha sonra Avrupa iç mekân kültüründe yaygınlaştığı aktarılır. Wikisource

Bugün “divan” denildiğinde bunu modern bir kanepeyle tamamen aynı kabul etmek de doğru olmayabilir. Geleneksel divanın yere daha yakın, minder ağırlıklı ve duvar boyunca konumlanan bir oturma düzeniyle ilişkisi vardı.

Bu noktada mimarlık devreye giriyor.

Divan yalnızca bir mobilya değildi; mekânın nasıl kullanılacağını belirleyen bir sosyal düzenleme biçimiydi. İnsanların yan yana oturması, misafir ağırlaması, sohbet etmesi ve uzun süre aynı mekânda bulunması için tasarlanmıştı.

Bu yüzden mobilya tarihi açısından divan, ergonomi kadar sosyal davranışlarla da ilgilidir.

Divan Kullanımında Erkek ve Kadın Bakış Açısı Nasıl Ele Alınabilir?

Bu konuda genelleme yaparken dikkatli olmak gerekiyor. “Erkekler divanı şu nedenle tercih eder, kadınlar bu nedenle tercih eder” şeklinde kesin hükümler verecek güvenilir bir tarihsel veya güncel veri bulunmadığında böyle bir ayrım yapmak yanıltıcı olur.

Bununla birlikte forum tartışması açısından farklı önceliklerin nasıl ortaya çıkabileceğini konuşabiliriz.

Bir kişi divanı daha çok dayanıklılık, temizlenebilirlik, oturma yüksekliği, taşıma kolaylığı veya kullanım ömrü açısından değerlendirebilir. Başka bir kişi ise aynı mobilyaya misafir ağırlama, aile sohbeti, evin atmosferi ve rahatlık açısından bakabilir. Bu iki yaklaşımın erkeklere veya kadınlara biyolojik olarak dağıtıldığını söylemek için yeterli dayanak yoktur.

Asıl ilginç nokta burada ortaya çıkıyor: Mobilya seçimi yalnızca teknik bir satın alma kararı değildir.

Örneğin bir divan küçük bir evde hem oturma hem de zaman zaman yatma amacıyla kullanılıyorsa, kullanıcı için metrekare verimliliği önemli hale gelir. Kalabalık bir aile evinde ise aynı divanın bir araya gelmeyi kolaylaştırması daha önemli olabilir.

Yani pratik fayda ile sosyal/duygusal faydayı karşı karşıya koymak yerine ikisini aynı tasarım probleminin parçaları olarak görmek daha açıklayıcıdır.

Divanın Sosyoloji Açısından İlginç Tarafı Ne?

Divanın tarihini sosyoloji açısından düşündüğümüzde çok ilginç bir sonuç çıkıyor: Oturma biçimleri toplumdaki ilişkileri de etkiliyor.

Bugün bir oturma grubunda insanların karşılıklı koltuklara oturması ile uzun bir divanda yan yana oturması aynı sosyal davranışı üretmeyebilir.

Karşılıklı oturma daha doğrudan göz teması ve konuşma düzeni oluşturabilir. Duvar boyunca uzanan uzun bir divan ise daha ortak ve sürekli bir oturma alanı meydana getirebilir.

Burada mimarlığın insan davranışlarıyla ilişkisi devreye giriyor.

Bir mobilyanın yüksekliği, yönü, konumu ve kapasitesi; insanların birbirleriyle nasıl iletişim kurduğunu etkileyebilir. Bu nedenle divanı sadece “eski koltuk” olarak incelemek yerine mimarlık + sosyoloji + tarih + tasarım kesişiminde değerlendirmek çok daha verimli.

Bu açıdan bakınca divanın yüzyıllar boyunca farklı toplumlarda ve dillerde yaşamaya devam etmesi daha anlaşılır hale geliyor.

Divan Kelimesinin Farklı Anlamları Neden Hâlâ Yaşıyor?

Aslında bu durum Türkçenin tarihsel kelime hazinesinin nasıl çalıştığına dair güzel bir örnek.

Aynı kelime zaman içinde farklı alanlara yayıldığında her yeni anlam önceki anlamları tamamen ortadan kaldırmak zorunda değil.

Bugün:

Divan = oturma mobilyası

diyebiliyoruz.

Ama tarih kitaplarında:

Divan = devlet yönetiminde kurul veya meclis

anlamıyla karşılaşıyoruz.

Edebiyatta:

Divan = şairin şiirlerini topladığı eser

olarak kullanılıyor.

“Divan edebiyatı” dediğimizde ise bu kez çok daha geniş bir edebî gelenek karşımıza çıkıyor.

Ayrıca divan sazı gibi kullanımlarda da kelimenin kültürel anlam alanının genişlediğini görüyoruz. TDV İslâm Ansiklopedisi, “divan”ın halk edebiyatında bir nazım şekli ve farklı müzik geleneklerinde kullanılan bir tür olarak da karşımıza çıktığını kaydediyor. TDV İslâm Ansiklopedisi

Yani tek bir kelimenin devlet yönetiminden şiire, müzikten mobilyaya kadar uzanması oldukça dikkat çekici.

Divan ile İlgili En Çok Karıştırılan Noktalar

Bence burada birkaç ayrımı özellikle akılda tutmak gerekiyor.

Birincisi: Divan ile Dîvân-ı Hümâyun aynı şey değildir. Divan genel bir kavramdır; Dîvân-ı Hümâyun Osmanlı'daki belirli bir yönetim kurumudur. TDV İslâm Ansiklopedisi

İkincisi: Divan edebiyatı sadece “şiir kitaplarından oluşan edebiyat” değildir. Altı yüzyıla yayılan geniş bir edebiyat geleneğinden söz ediyoruz ve akademik literatürde “klasik Türk edebiyatı” ifadesi de bu nedenle kullanılıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi

Üçüncüsü: Her “divan” adlı eser klasik anlamda divan şiiri kitabı değildir. Dîvânu Lugâti't-Türk bunun en bilinen örneklerinden biridir. Türk Dil Kurumu

Dördüncüsü: Evlerde kullanılan divan, devlet divanından tamamen bağımsız bir kelime gibi görünse de tarihsel olarak aynı kelime ailesinin farklı kullanım alanlarından biridir. TDV İslâm Ansiklopedisi+1

Kısaca Divan Nedir?

Tek cümleyle toparlamak gerekirse:

Divan; tarih boyunca devlet meclisi ve bürokratik kurum, şiirlerin toplandığı eser, meclis/toplantı ve uzun oturma sediri gibi farklı anlamlarda kullanılan, Farsça-Arapça üzerinden Türkçeye geçmiş çok anlamlı bir kelimedir.

Fakat kelimenin asıl ilginç tarafı sözlükteki birkaç tanımdan ibaret olmaması. Divanın tarihine baktığımızda devlet yönetiminin nasıl örgütlendiğini, bilgilerin nasıl kaydedildiğini, şiirlerin nasıl sınıflandırıldığını, evlerin nasıl kullanıldığını ve insanların sosyal olarak nasıl bir araya geldiğini aynı kelime üzerinden takip edebiliyoruz.

Bu yüzden “divan nedir?” sorusu aslında küçük bir kelime üzerinden oldukça büyük bir tarih okumasına dönüşebiliyor.

Sizce bugün “divan” kelimesinin en güçlü çağrışımı hangisi: eski Osmanlı meclisi, divan edebiyatı, şiir kitabı yoksa evlerde kullanılan geleneksel sedir?

Bir de şu soru ilginç olabilir: Modern koltuk ve salon düzenleri, insanların aile içinde veya misafirlerle kurduğu iletişimi gerçekten değiştirdi mi? Yoksa mobilya değişse bile sosyal alışkanlıklarımız büyük ölçüde aynı mı kaldı?

Kaynaklar: TDV İslâm Ansiklopedisi, “Divan”, “Dîvân-ı Hümâyun”, “Divan Edebiyatı” ve “Divan (Musiki)” maddeleri; Türk Dil Kurumu, Dîvânu Lugâti’t-Türk kaynakları; Encyclopaedia Britannica, “Ottoman” maddesi. Wikisource+5TDV İslâm Ansiklopedisi+5TDV İslâm Ansiklopedisi+5
 
Üst