Deniz
New member
Böylece başkasının sahip olduğu güzellik, kıyaslama ve kıskançlık sebebi olmak yerine iyi dileklerin vesilesine dönüşür.
[HEADING=1]5. Nazar Boncuğu Takmak Hadislerde Nasıl Değerlendirilir?[/HEADING]
Türkiye'de mavi nazar boncuğu, evlerde, araçlarda, bebek kıyafetlerinde ve çeşitli hediyelik eşyalarda sıkça görülür. Bu gelenek, nazardan korunma düşüncesinin günlük kültüre ne kadar yerleştiğini gösterir.
Ancak bir uygulamanın toplumda yaygın olması, onun dinî bakımdan mutlaka uygun olduğu anlamına gelmez.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun değerlendirmesine göre nazar boncuğu ve benzeri nesnelerden korunma gücü beklemek, nihai etkiyi Allah'tan başkasına atfetmek anlamına gelebileceği için uygun görülmez. Kurul, korunma amacıyla dua etmeyi ve sonucu Allah'tan beklemeyi esas alır.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Göz değmesine karşı nazar boncuğu takmak caiz midir?
Burada nesnenin süs olarak kullanılmasıyla ona doğaüstü bir koruma gücü atfedilmesi arasındaki ayrımı anlamak önemlidir. Bir kişi mavi boncuğu yalnızca dekoratif bir eşya olarak beğenebilir. Fakat onun kendisini kesin biçimde zarardan koruduğuna inanmak farklı bir dinî mesele oluşturur.
Bu ayrım, başka geleneksel uygulamalar için de geçerlidir. Bir davranışın kültürel anlamı ile dinî kaynaklardaki dayanağı aynı şey değildir.
Ayrıca nazar boncuğunun bir ailede bulunması, o ailenin bütün fertlerinin aynı inanca sahip olduğunu göstermez. İnsanların niyetleri ve inançları hakkında yalnızca dışarıdan bakarak hüküm vermek de doğru değildir.
[HEADING=1]6. Nazar İnancı ile Psikoloji ve Günlük Hayat Arasındaki İlişki[/HEADING]
Nazar konusu dinî inanç, kültür, psikoloji ve sosyal ilişkiler açısından birlikte incelenebilir. Ancak bu alanların birbirinden farklı sorulara cevap verdiğini unutmamak gerekir.
Dinî kaynaklar nazarın inanç içindeki yerini ve korunma amacıyla yapılabilecek uygulamaları ele alır. Psikoloji ise kişinin korkularını, beklentilerini, dikkatini ve olayları yorumlama biçimini inceleyebilir. Tıp da hastalıkların teşhisi ve tedavisi için klinik kanıtlardan yararlanır.
Bu ayrımı gerçek hayattan bir örnekle açıklayalım.
Diyelim ki bir kişi yeni bir işe başlamış, ailesiyle bu mutluluğu paylaşmış ve birkaç gün sonra iş yerinde bir sorun yaşamış olsun. Kişi, yaşanan sorunu nazara bağlayabilir. Ancak olayın ardından yalnızca bu açıklamaya odaklanırsa iş yerindeki iletişim sorunlarını, yorgunluğu veya işin gerektirdiği yeni becerileri gözden kaçırabilir.
Burada psikolojik açıdan dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır: İnsanlar bazen bir olaydan sonra yaşanan olumsuzlukları, o olaydan önce gerçekleşen dikkat çekici bir gelişmeyle ilişkilendirir. Oysa iki olayın art arda yaşanması, birinin diğerine neden olduğunu tek başına göstermez.
Örneğin güzel bir haberin ardından üç olumsuz olay yaşanmış olabilir. Fakat kişinin aynı dönemde sorunsuz geçen onlarca günü dikkate almaması, yalnızca kötü gelişmeleri hatırlaması mümkündür. Bu durum, insan zihninin dikkat ve hatırlama biçimiyle ilişkilidir.
Bunlar, nazarın dinî açıdan varlığı veya yokluğu hakkında bilimsel bir hüküm değildir. Yalnızca günlük olayları değerlendirirken neden-sonuç ilişkisini aceleyle kurmamak gerektiğini gösterir.
Bilimsel açıdan da nazarın, hastalıkları veya kazaları açıklayan doğrulanmış bir mekanizma olduğuna ilişkin yerleşik bir tıbbi kanıt bulunmamaktadır. Diyanet'in Hadislerle İslâm eserinde de nazarın mahiyetinin kesin biçimde açıklanamadığı belirtilir. Diyanet Hadislerle İslam+1
Bu nedenle en dengeli yaklaşım, kişinin dinî inancına saygı gösterirken sağlık ve güvenlik meselelerinde doğrulanabilir bilgilere başvurmaktır.
[HEADING=1]7. Aile İlişkileri, Çocuklar ve Sosyal Medyada Nazar Korkusu[/HEADING]
Nazar inancının etkileri yalnızca kişinin kendi düşünceleriyle sınırlı kalmayabilir. Aile içindeki kararları, arkadaşlık ilişkilerini ve sosyal medyada kendini ifade etme biçimini de etkileyebilir.
Örneğin yeni doğum yapan bir anne, bebeğinin fotoğrafını paylaşmak istemeyebilir. Bunun nedeni nazardan çekinmesi olabileceği gibi bebeğinin mahremiyetini koruma isteği veya sosyal medyada görünür olmayı sevmemesi de olabilir. Bu tercihlerin her birini aynı sebeple açıklamak doğru değildir.
Benzer biçimde bir baba, yeni aldığı arabadan çok söz etmemeyi tercih edebilir. Bu tutum, nazar endişesinden kaynaklanabileceği gibi maddi durumunu herkesle paylaşmak istememesinden de doğabilir. Kadınlar ve erkekler arasında bu konudaki tutumları belirleyen tek bir davranış kalıbı yoktur; kişilik, aile kültürü, yaşantılar ve inanç düzeyi de etkilidir.
Asıl sorun, nazar korkusunun insanlar arasında suçlama ve güvensizlik oluşturmasıdır.
Bir bebeğin hastalanmasının ardından aileden birini suçlamak, bir arkadaşın başarısından sonra onun bakışını sorumlu tutmak veya yaşanan her aksiliği belirli bir kişiye bağlamak ilişkileri yıpratabilir. Böyle bir durumda dinî hassasiyet, başkalarına karşı haksız ithamlara dönüşmemelidir.
Peygamberimizin Sehl bin Huneyf olayında beğenilen bir şey karşısında bereket duası yapılmasına dikkat çekmesi, bu açıdan anlamlıdır. Hadisin verdiği mesaj, insanların birbirlerinden şüphelenmesini teşvik etmek yerine iyi dilek ve sorumluluk bilincini güçlendirecek biçimde okunabilir. Diyanet Hadislerle İslam
[HEADING=1]8. Nazar Konusunda Sık Sorulan Sorular[/HEADING]
Nazar değdiğini nasıl anlayabiliriz?
Günlük hayatta nazarın kesin olarak teşhis edilmesini sağlayan, tıp tarafından doğrulanmış bir test veya belirti listesi bulunmamaktadır. Bir insanın hastalanması, yorgun hissetmesi ya da işlerinin ters gitmesi tek başına nazar kanıtı değildir. Dinî açıdan dua edilebilir; sağlıkla ilgili belirtiler varsa gerekli tıbbi değerlendirme de yapılmalıdır.
Nazar için mutlaka belirli sayıda dua okumak gerekir mi?
Burada aktarılan hadis ve Diyanet açıklamalarında Felak ve Nâs sureleri ile koruyucu dua öne çıkarılır. Bunları okurken kaynağı belirtilmeyen sayıların veya kesin sonuç vaatlerinin dinî bir zorunluluk gibi sunulmasına dikkat etmek gerekir. Herhangi bir uygulamayı dinin kesin emri olarak tanıtmadan önce güvenilir kaynaklara başvurulmalıdır.
Birisi bizi övdüğünde nazar değmesinden korkmalı mıyız?
Hayır, övgüyü otomatik olarak bir tehlike işareti saymak gerekmez. İnsanlar birbirlerinin güzel özelliklerini takdir edebilir. Hadislerde öne çıkan yaklaşım, beğenilen bir şey için bereket dilemek ve hasetten uzak durmaktır.
Nazar duası okumak doktora gitmenin yerine geçer mi?
Hayır. Dua manevi bir uygulamadır; hastalıkların teşhisi ve tedavisi ise sağlık hizmetleriyle yürütülmelidir. Özellikle çocuklarda, ani veya ağır belirtilerde tıbbi yardım geciktirilmemelidir.
Nazar boncuğu takmak dinen gerekli midir?
Hayır. Diyanet'in Din İşleri Yüksek Kurulu, nazar boncuğundan koruyucu güç beklenmesini uygun görmemektedir. Kurulun açıklamasında dua etmek ve korunmayı Allah'tan dilemek esas alınır. High Board of Religious Affairs+1
[HEADING=1]9. Sonuç: Nazar Hadislerinden Günlük Hayata Taşınabilecek Dersler[/HEADING]
Peygamberimizin nazarla ilgili hadisleri, İslam geleneğinde nazarın kabul edildiğini, Allah'a sığınmanın ve dua etmenin önemini ortaya koyar. Sahih-i Buhârî'deki “Nazar haktır” rivayeti, bu konudaki en temel kaynaklardan biridir. Sahih-i Müslim'de nazara karşı dua ve rukye uygulanmasına ilişkin rivayetler bulunur. Diyanet'in açıklamalarında da Felak ve Nâs sureleri ile Hz. Peygamber'in torunları için okuduğu koruyucu dua öne çıkar.
Bununla birlikte bu hadisleri günlük hayata taşırken ölçülü olmak gerekir. Her hastalığı, kazayı veya başarısızlığı nazara bağlamak doğru bir teşhis yöntemi değildir. İnsanların birbirlerini suçlaması, güzel gelişmelerini sürekli gizlemek zorunda hissetmesi veya korku içinde yaşaması da sağlıklı bir sonuç doğurmaz.
Bence bu konunun en değerli taraflarından biri, başkasının sahip olduğu güzelliklere nasıl yaklaştığımızı sorgulatmasıdır. Birinin başarısını küçümsemek yerine tebrik etmek, bir çocuğu gördüğümüzde ailesine güzel dileklerde bulunmak ve başkalarının mutluluğunu kendi eksikliğimiz gibi görmemek, gündelik hayatta uygulanabilecek önemli davranışlardır.
Nazar konusunda dinî hassasiyetimizi korurken bilimsel bilgiyi, sağlık tedbirlerini, mahremiyeti ve insan ilişkilerindeki güveni de ihmal etmemeliyiz. Böylece konu, yalnızca korkulacak bir ihtimal olmaktan çıkar; dua, iyi niyet, sorumluluk ve ahlaki olgunluk üzerine düşünmemizi sağlayan bir başlığa dönüşür.
[HEADING=1]Forumda Birlikte Tartışalım[/HEADING]
- Sizce Peygamberimizin nazarla ilgili hadislerinde en çok dikkat edilmesi gereken mesaj hangisidir?
- Bir insanı veya onun sahip olduğu bir güzelliği beğendiğimizde bereket dilemek, günlük ilişkilerimizde nasıl bir fark oluşturabilir?
- Nazar inancı ailelerde çocuk yetiştirme, fotoğraf paylaşma veya özel hayatı koruma kararlarını nasıl etkiliyor?
- Dua etmekle tıbbi tedbirlere başvurmayı birlikte yürütmek konusunda çevrenizde nasıl örnekler gördünüz?
- Nazar korkusunun insanları birbirinden şüphelenmeye yönelttiği durumlarla karşılaştınız mı? Bu tür durumlarda daha sağlıklı bir yaklaşım nasıl kurulabilir?
Başvurulan temel kaynaklar
1. Kur'an-ı Kerim, Kalem suresi, 68/51-52; Felak suresi, 113/1-5.
2. Buhârî, el-Câmiʿu's-Sahîh, Tıp, 35-36; hadis no. 5739-5740; Ehâdîsü'l-Enbiyâ, 10; hadis no. 3371.
3. Müslim, el-Câmiʿu's-Sahîh, Selâm, 41 ve nazara karşı rukye rivayetleri, hadis no. 2195.
4. İbn Mâce, es-Sünen, Tıp, 32; hadis no. 3508-3509.
5. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu,
Nazardan nasıl korunulur, nazar duası var mıdır?
6. Diyanet İşleri Başkanlığı, Hadislerle İslâm, Cilt 1, s. 670 ve 673;
dijital yayın
.
7. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu,
[HEADING=1]5. Nazar Boncuğu Takmak Hadislerde Nasıl Değerlendirilir?[/HEADING]
Türkiye'de mavi nazar boncuğu, evlerde, araçlarda, bebek kıyafetlerinde ve çeşitli hediyelik eşyalarda sıkça görülür. Bu gelenek, nazardan korunma düşüncesinin günlük kültüre ne kadar yerleştiğini gösterir.
Ancak bir uygulamanın toplumda yaygın olması, onun dinî bakımdan mutlaka uygun olduğu anlamına gelmez.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun değerlendirmesine göre nazar boncuğu ve benzeri nesnelerden korunma gücü beklemek, nihai etkiyi Allah'tan başkasına atfetmek anlamına gelebileceği için uygun görülmez. Kurul, korunma amacıyla dua etmeyi ve sonucu Allah'tan beklemeyi esas alır.
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Göz değmesine karşı nazar boncuğu takmak caiz midir?
Burada nesnenin süs olarak kullanılmasıyla ona doğaüstü bir koruma gücü atfedilmesi arasındaki ayrımı anlamak önemlidir. Bir kişi mavi boncuğu yalnızca dekoratif bir eşya olarak beğenebilir. Fakat onun kendisini kesin biçimde zarardan koruduğuna inanmak farklı bir dinî mesele oluşturur.
Bu ayrım, başka geleneksel uygulamalar için de geçerlidir. Bir davranışın kültürel anlamı ile dinî kaynaklardaki dayanağı aynı şey değildir.
Ayrıca nazar boncuğunun bir ailede bulunması, o ailenin bütün fertlerinin aynı inanca sahip olduğunu göstermez. İnsanların niyetleri ve inançları hakkında yalnızca dışarıdan bakarak hüküm vermek de doğru değildir.
[HEADING=1]6. Nazar İnancı ile Psikoloji ve Günlük Hayat Arasındaki İlişki[/HEADING]
Nazar konusu dinî inanç, kültür, psikoloji ve sosyal ilişkiler açısından birlikte incelenebilir. Ancak bu alanların birbirinden farklı sorulara cevap verdiğini unutmamak gerekir.
Dinî kaynaklar nazarın inanç içindeki yerini ve korunma amacıyla yapılabilecek uygulamaları ele alır. Psikoloji ise kişinin korkularını, beklentilerini, dikkatini ve olayları yorumlama biçimini inceleyebilir. Tıp da hastalıkların teşhisi ve tedavisi için klinik kanıtlardan yararlanır.
Bu ayrımı gerçek hayattan bir örnekle açıklayalım.
Diyelim ki bir kişi yeni bir işe başlamış, ailesiyle bu mutluluğu paylaşmış ve birkaç gün sonra iş yerinde bir sorun yaşamış olsun. Kişi, yaşanan sorunu nazara bağlayabilir. Ancak olayın ardından yalnızca bu açıklamaya odaklanırsa iş yerindeki iletişim sorunlarını, yorgunluğu veya işin gerektirdiği yeni becerileri gözden kaçırabilir.
Burada psikolojik açıdan dikkat edilmesi gereken bir nokta vardır: İnsanlar bazen bir olaydan sonra yaşanan olumsuzlukları, o olaydan önce gerçekleşen dikkat çekici bir gelişmeyle ilişkilendirir. Oysa iki olayın art arda yaşanması, birinin diğerine neden olduğunu tek başına göstermez.
Örneğin güzel bir haberin ardından üç olumsuz olay yaşanmış olabilir. Fakat kişinin aynı dönemde sorunsuz geçen onlarca günü dikkate almaması, yalnızca kötü gelişmeleri hatırlaması mümkündür. Bu durum, insan zihninin dikkat ve hatırlama biçimiyle ilişkilidir.
Bunlar, nazarın dinî açıdan varlığı veya yokluğu hakkında bilimsel bir hüküm değildir. Yalnızca günlük olayları değerlendirirken neden-sonuç ilişkisini aceleyle kurmamak gerektiğini gösterir.
Bilimsel açıdan da nazarın, hastalıkları veya kazaları açıklayan doğrulanmış bir mekanizma olduğuna ilişkin yerleşik bir tıbbi kanıt bulunmamaktadır. Diyanet'in Hadislerle İslâm eserinde de nazarın mahiyetinin kesin biçimde açıklanamadığı belirtilir. Diyanet Hadislerle İslam+1
Bu nedenle en dengeli yaklaşım, kişinin dinî inancına saygı gösterirken sağlık ve güvenlik meselelerinde doğrulanabilir bilgilere başvurmaktır.
[HEADING=1]7. Aile İlişkileri, Çocuklar ve Sosyal Medyada Nazar Korkusu[/HEADING]
Nazar inancının etkileri yalnızca kişinin kendi düşünceleriyle sınırlı kalmayabilir. Aile içindeki kararları, arkadaşlık ilişkilerini ve sosyal medyada kendini ifade etme biçimini de etkileyebilir.
Örneğin yeni doğum yapan bir anne, bebeğinin fotoğrafını paylaşmak istemeyebilir. Bunun nedeni nazardan çekinmesi olabileceği gibi bebeğinin mahremiyetini koruma isteği veya sosyal medyada görünür olmayı sevmemesi de olabilir. Bu tercihlerin her birini aynı sebeple açıklamak doğru değildir.
Benzer biçimde bir baba, yeni aldığı arabadan çok söz etmemeyi tercih edebilir. Bu tutum, nazar endişesinden kaynaklanabileceği gibi maddi durumunu herkesle paylaşmak istememesinden de doğabilir. Kadınlar ve erkekler arasında bu konudaki tutumları belirleyen tek bir davranış kalıbı yoktur; kişilik, aile kültürü, yaşantılar ve inanç düzeyi de etkilidir.
Asıl sorun, nazar korkusunun insanlar arasında suçlama ve güvensizlik oluşturmasıdır.
Bir bebeğin hastalanmasının ardından aileden birini suçlamak, bir arkadaşın başarısından sonra onun bakışını sorumlu tutmak veya yaşanan her aksiliği belirli bir kişiye bağlamak ilişkileri yıpratabilir. Böyle bir durumda dinî hassasiyet, başkalarına karşı haksız ithamlara dönüşmemelidir.
Peygamberimizin Sehl bin Huneyf olayında beğenilen bir şey karşısında bereket duası yapılmasına dikkat çekmesi, bu açıdan anlamlıdır. Hadisin verdiği mesaj, insanların birbirlerinden şüphelenmesini teşvik etmek yerine iyi dilek ve sorumluluk bilincini güçlendirecek biçimde okunabilir. Diyanet Hadislerle İslam
[HEADING=1]8. Nazar Konusunda Sık Sorulan Sorular[/HEADING]
Nazar değdiğini nasıl anlayabiliriz?
Günlük hayatta nazarın kesin olarak teşhis edilmesini sağlayan, tıp tarafından doğrulanmış bir test veya belirti listesi bulunmamaktadır. Bir insanın hastalanması, yorgun hissetmesi ya da işlerinin ters gitmesi tek başına nazar kanıtı değildir. Dinî açıdan dua edilebilir; sağlıkla ilgili belirtiler varsa gerekli tıbbi değerlendirme de yapılmalıdır.
Nazar için mutlaka belirli sayıda dua okumak gerekir mi?
Burada aktarılan hadis ve Diyanet açıklamalarında Felak ve Nâs sureleri ile koruyucu dua öne çıkarılır. Bunları okurken kaynağı belirtilmeyen sayıların veya kesin sonuç vaatlerinin dinî bir zorunluluk gibi sunulmasına dikkat etmek gerekir. Herhangi bir uygulamayı dinin kesin emri olarak tanıtmadan önce güvenilir kaynaklara başvurulmalıdır.
Birisi bizi övdüğünde nazar değmesinden korkmalı mıyız?
Hayır, övgüyü otomatik olarak bir tehlike işareti saymak gerekmez. İnsanlar birbirlerinin güzel özelliklerini takdir edebilir. Hadislerde öne çıkan yaklaşım, beğenilen bir şey için bereket dilemek ve hasetten uzak durmaktır.
Nazar duası okumak doktora gitmenin yerine geçer mi?
Hayır. Dua manevi bir uygulamadır; hastalıkların teşhisi ve tedavisi ise sağlık hizmetleriyle yürütülmelidir. Özellikle çocuklarda, ani veya ağır belirtilerde tıbbi yardım geciktirilmemelidir.
Nazar boncuğu takmak dinen gerekli midir?
Hayır. Diyanet'in Din İşleri Yüksek Kurulu, nazar boncuğundan koruyucu güç beklenmesini uygun görmemektedir. Kurulun açıklamasında dua etmek ve korunmayı Allah'tan dilemek esas alınır. High Board of Religious Affairs+1
[HEADING=1]9. Sonuç: Nazar Hadislerinden Günlük Hayata Taşınabilecek Dersler[/HEADING]
Peygamberimizin nazarla ilgili hadisleri, İslam geleneğinde nazarın kabul edildiğini, Allah'a sığınmanın ve dua etmenin önemini ortaya koyar. Sahih-i Buhârî'deki “Nazar haktır” rivayeti, bu konudaki en temel kaynaklardan biridir. Sahih-i Müslim'de nazara karşı dua ve rukye uygulanmasına ilişkin rivayetler bulunur. Diyanet'in açıklamalarında da Felak ve Nâs sureleri ile Hz. Peygamber'in torunları için okuduğu koruyucu dua öne çıkar.
Bununla birlikte bu hadisleri günlük hayata taşırken ölçülü olmak gerekir. Her hastalığı, kazayı veya başarısızlığı nazara bağlamak doğru bir teşhis yöntemi değildir. İnsanların birbirlerini suçlaması, güzel gelişmelerini sürekli gizlemek zorunda hissetmesi veya korku içinde yaşaması da sağlıklı bir sonuç doğurmaz.
Bence bu konunun en değerli taraflarından biri, başkasının sahip olduğu güzelliklere nasıl yaklaştığımızı sorgulatmasıdır. Birinin başarısını küçümsemek yerine tebrik etmek, bir çocuğu gördüğümüzde ailesine güzel dileklerde bulunmak ve başkalarının mutluluğunu kendi eksikliğimiz gibi görmemek, gündelik hayatta uygulanabilecek önemli davranışlardır.
Nazar konusunda dinî hassasiyetimizi korurken bilimsel bilgiyi, sağlık tedbirlerini, mahremiyeti ve insan ilişkilerindeki güveni de ihmal etmemeliyiz. Böylece konu, yalnızca korkulacak bir ihtimal olmaktan çıkar; dua, iyi niyet, sorumluluk ve ahlaki olgunluk üzerine düşünmemizi sağlayan bir başlığa dönüşür.
[HEADING=1]Forumda Birlikte Tartışalım[/HEADING]
- Sizce Peygamberimizin nazarla ilgili hadislerinde en çok dikkat edilmesi gereken mesaj hangisidir?
- Bir insanı veya onun sahip olduğu bir güzelliği beğendiğimizde bereket dilemek, günlük ilişkilerimizde nasıl bir fark oluşturabilir?
- Nazar inancı ailelerde çocuk yetiştirme, fotoğraf paylaşma veya özel hayatı koruma kararlarını nasıl etkiliyor?
- Dua etmekle tıbbi tedbirlere başvurmayı birlikte yürütmek konusunda çevrenizde nasıl örnekler gördünüz?
- Nazar korkusunun insanları birbirinden şüphelenmeye yönelttiği durumlarla karşılaştınız mı? Bu tür durumlarda daha sağlıklı bir yaklaşım nasıl kurulabilir?
Başvurulan temel kaynaklar
1. Kur'an-ı Kerim, Kalem suresi, 68/51-52; Felak suresi, 113/1-5.
2. Buhârî, el-Câmiʿu's-Sahîh, Tıp, 35-36; hadis no. 5739-5740; Ehâdîsü'l-Enbiyâ, 10; hadis no. 3371.
3. Müslim, el-Câmiʿu's-Sahîh, Selâm, 41 ve nazara karşı rukye rivayetleri, hadis no. 2195.
4. İbn Mâce, es-Sünen, Tıp, 32; hadis no. 3508-3509.
5. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu,
Nazardan nasıl korunulur, nazar duası var mıdır?
6. Diyanet İşleri Başkanlığı, Hadislerle İslâm, Cilt 1, s. 670 ve 673;
dijital yayın
.
7. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu,