Adliye bilirkişi nasıl olunur ?

Deniz

New member
Adliye Bilirkişi Olmak: Hukukun Gölgesinde Bir Macera

Merhaba sevgili forumdaşlar! Bugün birçoğumuzun “Vay be, keşke ben de böyle bir iş yapabilsem!” dediği, ama aslında “Bilirkişi” olmanın ne kadar karmaşık bir iş olduğunu fark edince bu hayalini bir kenara koyduğu bir konuya dalıyoruz: Adliye bilirkişi olmak! Ama tabii ki bu yazıyı sadece teknik bir bilgi kaynağı olarak değil, aynı zamanda biraz da eğlenerek okuyun diye yazıyorum. Çünkü kim demiş hukukun sıkıcı olduğunu? Hukuk dünyasına mizah katmaya ne dersiniz? Hadi bakalım!

Adliye Bilirkişi Nedir?

Bilirkişi, adli bir davada uzmanlık gerektiren konularda mahkemeye bilgi sağlayan kişidir. Yani bir anlamda, mahkemelerde "neyi nasıl çözeceğini bilmeyen" ama “her şeyin çözümüne dair bir fikri olan” kişilere yol göstericidir. Gerçi bizim toplumda bilirkişiye olan bakış biraz daha farklıdır: “Benim işim de bilgi vermek ama bir türlü mahkeme kapılarında anlaşılamadım!” diye düşünen bir sürü insan vardır. Kısacası, adliye bilirkişi olmak, herkesin gözünde otoriteye dönüşmek gibi bir şeydir, tabii ki hukuki açıdan!

Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı: “Bir Çözüm Bulurum, Hadi Göster!”

Şimdi gelin, erkeklerin bu işte nasıl bir yaklaşım sergilediğine bakalım. Erkekler genellikle çözüm odaklıdırlar. Onlar bilirkişi olabilmek için ne yapmaları gerektiğini anlamak için hemen harekete geçerler. Yani, işin teknik kısmını öğrenmek, birikimlerini dağ gibi yapmak ve sonunda o adliye binasında “Hadi bakalım, çözüm benim işim!” demek için adım atarlar.

Erkek bilirkişiler için her şey matematik gibidir. Mantık, adalet ve uzmanlıkla birleşince bir türlü formül bulunur ve karar verilir. “İki artı iki dört eder, şimdi ben de bilirkişi olurum” anlayışıyla ilerlerler. Özellikle de olayın duygusal boyutunu göz ardı edip, her şeyi sayılar ve teorilerle anlatmakta bir beis görmezler. O yüzden de bilirkişilik sınavına başvurduklarında, sert bir duruş sergileyip “Vazgeçersem bile her zaman çözüm öneririm!” dediklerinden emin olabilirsiniz.

Kadınların Empatik ve İlişki Odaklı Yaklaşımı: “Hukuk, Biraz Da Empati İster!”

Şimdi bir de kadınların bilirkişi olma yolundaki yaklaşımına bakalım. Kadınlar, bilirkişi olmayı kafalarına koyduklarında ilk bakışta işleri biraz daha empatik bir zemine oturturlar. Çünkü onlar, hukukun arkasında sadece kuru kuralların değil, insanların duygularının ve ilişkilerinin de olduğunu bilirler. Bir kadının bilirkişi olması, bazen sadece “doğru”yu ortaya koymakla kalmaz, aynı zamanda olayın insani boyutuna da inmek demektir. Hani diyebilirsiniz ya, “Kadınlar daha çok ilişki odaklıdır!” O kadar doğru ki!

Kadın bilirkişiler, adaletin yerine gelmesi için en küçük detaylara bile dikkat ederler. Bir davada, tüm bilgilere hakim olurlar ama bunun yanında insanların duygusal durumlarına, hayat hikayelerine de dikkat ederler. Bir erkek bilirkişi mesela “Teknik olarak doğru” derken, kadın bilirkişi “Peki, bir insan bunu nasıl hissederdi?” diye sorar. O yüzden de kadın bilirkişiler mahkemelerde çok daha dikkatli, daha az aceleci ve her zaman daha duyarlıdırlar. Yani kadının bilgisi ve empatisi, hukukla birleşince; ortaya her zaman en iyi çözüm çıkar.

Adliye Bilirkişi Olmak İçin Ne Gerekli?

Şimdi, “Bilirkişi olmak için ne yapmalıyım?” sorusuna yanıt arayalım. Öncelikle, adliye bilirkişisi olabilmek için, alanınızda bir uzmanlık alanınızın olması gereklidir. Yani hukukun içinde her konuda bilirkişi olamazsınız. Eğer elektrik mühendisliğinde uzmanlaşmışsanız, bir trafik kazasında sizin görüşünüz ancak elektriksel bir hata üzerine olur, diyelim ki o kazada elektrikli bir aracın arızası rol oynamışsa! :)

Bilirkişi olmak için ayrıca bir başvuru süreci de gerekmektedir. Bu süreç, genellikle ilgili barolar veya adli yargı organları aracılığıyla yapılır. Yani başvuru yaptıktan sonra, uzmanlık alanınıza uygun bir mahkemeye atanmanız sağlanır. Aksi takdirde, sahaya çıkıp da ‘Bilirkişi Benim, Her Şey Çözülür!’ demek pek olası olmayacaktır.

Bilirkişilik Görevi Nedir, Ne Değildir?

Bilirkişi olmak, her zaman aynı zamanda kesin bir karar vermek değildir. Bilirkişi, genellikle kararların alınmasında yardımcı olacak bilgiyi sunar ama nihai kararı hakimin verdiğini unutmayın. O yüzden bir bilirkişi olarak mahkemede “Benim söylediklerim kesin doğrudur!” diyemezsiniz. En fazla “Benim bilgim bu yöndedir, ancak karar tamamen hakime aittir” diyebilirsiniz. Tıpkı bir kadın bilirkişinin empatik bir şekilde hakime şu şekilde yaklaşması gibi: “Hakim Bey, ben gördüm ki burada asıl problem, tarafların arasındaki anlayış eksikliği. Biraz iletişim yapsalar her şey düzelir!”

Bilirkişi Olmak İsteyenlere Tavsiyeler!

Eğer bir bilirkişi olmak istiyorsanız, öncelikle alanınızda uzmanlaşmalısınız. Eğer daha çok genel bilgilerle gitmek istiyorsanız, biraz daha çok kitap okumalı, seminerlere katılmalı ve her daim öğrenmeye açık olmalısınız. Ayrıca, her ne kadar erkeklerin çözüm odaklı, kadınların ise ilişki odaklı yaklaştığını söylesek de, her iki tarafın da empati ve mantık dengesini kurarak yol alması gerektiğini unutmayın!

Eğer adliye bilirkişisi olmak istiyorsanız, profesyonellik, eğitim ve empatiyi harmanlamayı sakın unutmayın. O zaman hem adaletin, hem de mizahın keyfini sürebilirsiniz!

Peki, Forumdaşlar! Sizce Bilirkişi Olmanın En Zor Yönü Nedir?

Hadi bakalım, yorumlarda buluşalım! Erkekler çözüm odaklı mı, kadınlar daha empatik mi? Ya da belki sizce bilirkişilikte en zor şey ne? Hadi, hep birlikte tartışalım!