Viral olmak ne anlama gelir ?

Simge

New member
Viral Olmak Ne Anlama Gelir? Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf Perspektifinden Bir İnceleme

Günümüzün dijital dünyasında "viral olmak" deyimi sıkça duyduğumuz bir kavram haline geldi. Hepimiz sosyal medyada bir video, bir meme veya bir trendin hızla yayıldığını gördük. Ancak "viral olmak" sadece bu düzeyde kalmıyor. Bu kavram, toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi sosyal faktörlerle nasıl kesişiyor? Bir şeyin “viral” olup olmaması aslında sadece içerik ve takipçi sayısı ile mi ilgilidir, yoksa daha derin toplumsal yapılar ve eşitsizlikler de rol oynar mı? Bu yazıda, "viral olmak" kavramını, toplumsal yapılar ve sosyal eşitsizliklerle nasıl şekillendiği üzerinden inceleyeceğiz.

Viral Olmak: Dijital Dünyanın Gücü ve Kapsayıcılığı

Sosyal medya platformlarının yükselişiyle birlikte, “viral” olmak artık herkesin ulaşabileceği bir şey gibi görünse de, bu olgu her zaman eşit bir şekilde işliyor. “Viral olmak”, bir içerik parçasının hızla yayılması ve büyük bir kitleye ulaşması anlamına gelir. Ancak bu yayılma süreci, sadece algoritmaların etkisiyle değil, aynı zamanda içeriklerin toplumsal, kültürel ve politik bağlamlarla nasıl ilişkilendiğiyle de şekillenir.

Örneğin, bir video, bir tweet ya da bir fotoğraf viral olma yolunda hızla yayılabilir, fakat bazen bu içerikler, belirli toplumsal yapılar tarafından daha fazla desteklenebilir. Bunun örneğini, beyaz, heteroseksüel erkeklerin oluşturduğu içeriklerin daha geniş kitlelere ulaşabilmesiyle gözlemleyebiliriz. Araştırmalar, dijital içeriklerin çoğunlukla belirli toplulukların ellerinde daha fazla güç ve etki bulundurduğunu, bu yüzden bazen eşit olmayan bir yayılma sürecine girdiğini gösteriyor. (Miltner, 2014)

Toplumsal Cinsiyet ve Viral İçerik: Kadınların Deneyimleri ve Görünürlüğü

Kadınların dijital dünyada viral olma deneyimi, erkeklerle kıyaslandığında genellikle daha farklıdır. Toplumsal cinsiyet normları, kadınların yaratıcı içeriklerinin daha az öne çıkmasına neden olabilir. Kadınların viral olabilmesi, çoğu zaman estetik ve “çekicilik” ile ilişkilendirilirken, erkeklerin içerikleri genellikle fikir, yenilik ve bilgi odaklı olabilir. Kadınların viral içerikleri, daha çok toplumsal beklentilere göre şekillendirilen estetik bir normu yansıtabilir.

Kadınların dijital dünyada virale giden yolunun daha zor olduğunu söylemek yanlış olmaz. Onların içerikleri sıklıkla bedenleri üzerinden ya da sosyal rollerine dair kısıtlamalarla tanımlanır. Örneğin, YouTube'da en çok izlenen videolar arasında makyaj, moda ve güzellik üzerine olanlar önemli bir yer tutarken, kadınların bilimsel ya da entelektüel içerikleri, eşit düzeyde görünürlük kazanamayabiliyor. Kadınların içeriklerinin genellikle daha kişisel ve ilişki odaklı olması beklenir, bu da onların dijital alandaki başarılarını sınırlandırabilir.

Peki, toplumsal cinsiyetin viral olma üzerindeki etkisi sadece bu kadarla mı sınırlı? Sosyal medyanın gelişimiyle birlikte, kadınların kendi seslerini duyurabilmesi için daha fazla fırsat doğmuş olsa da, hala bu engellerin varlığını sürdüğünü gözlemliyoruz.

Irk ve Viral Olmak: Siyah ve BIPOC Topluluklarının Dijital Hırsızlık ve Temsil Sorunları

Irk, dijital içeriklerin viral olmasında çok önemli bir rol oynar. BIPOC (Black, Indigenous, and People of Color - Siyah, Yerli ve Renkli İnsanlar) topluluklarının dijital dünyada karşılaştığı engeller, toplumsal cinsiyetle bağlantılı olarak daha da karmaşıklaşır. Dijital medyada, bu toplulukların içerikleri genellikle küçümsenmekte ya da yeterince görünür kılınmamaktadır. Özellikle siyah ve Latinx içerikleri çoğu zaman popüler kültürün veya dijital eğilimlerin bir parçası olarak alınıp, orijinal yaratıcılarına yeterli kredi verilmeden yeniden şekillendirilmektedir.

Bununla birlikte, BIPOC topluluklarından gelen içerikler sıklıkla, önyargılı ve stereotipleşmiş bir şekilde viral olur. Siyah kültürünün bazen, sadece eğlence amaçlı kullanılması, ancak bu kültürün derinliğinin göz ardı edilmesi, viral içeriklerin etnik ve kültürel anlamda daha sınırlı bir şekilde tüketilmesine neden olabilir. Bu fenomen, “kültürel hırsızlık” olarak tanımlanabilir ve bu da içerik üreticilerinin gerçek katkılarının fark edilmemesine yol açar.

Öte yandan, BIPOC topluluklarından gelen içerikler zaman zaman önemli bir direniş gücü kazanabilir. Sosyal medya, adaletsizliklere karşı bir platform haline gelirken, siyahların ve diğer etnik grupların seslerinin güçlü bir şekilde duyulması sağlanabilir. “Black Lives Matter” hareketi ve bunun gibi dijital kampanyalar, viral olmanın sadece eğlence amaçlı değil, toplumsal değişim ve direniş için de kullanılabileceğini gösteriyor.

Sınıf Farklılıkları ve Viral İçerik: Dijital Bölünme ve Erişim Fırsatları

Sınıf farklılıkları da, bir içerik parçasının viral olup olmamasını etkileyen önemli bir faktördür. Dijital dünyaya erişim, internet bağlantısının hızından, kullanılan cihazların kalitesine kadar pek çok sosyal faktöre dayanır. Yüksek gelirli bireylerin genellikle daha iyi dijital kaynaklara ve fırsatlara sahip olması, daha kaliteli içerik üretmelerine olanak sağlar. Bu da içeriklerinin daha hızlı yayılmasına ve daha fazla kişiye ulaşmasına yol açar.

Öte yandan, düşük gelirli bireyler ya da belirli sınıfsal gruplar, dijital dünyada seslerini duyurmakta zorluk yaşayabilirler. Bu durum, sosyal medya algoritmalarının ve içerik öneri sistemlerinin daha çok popüler olan ve genellikle daha yüksek gelirli bireylerin içeriklerine öncelik vermesiyle pekişir. Sınıf, viral olma olasılığını önemli ölçüde etkileyen bir faktördür.

Sonuç: Viral Olmak Gerçekten Herkes İçin Eşit Bir Fırsat Mı?

Görünen o ki, “viral olmak” yalnızca içerik ve izlenme sayısı ile ilgili değil, aynı zamanda toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi sosyal faktörlerle de doğrudan bağlantılı. Dijital dünyanın sunduğu fırsatlar, her birey için eşit olmayabiliyor ve bu durum, içeriklerin yayılmasında adaletsizliklere yol açabiliyor.

Peki, gelecekte bu eşitsizliklerin önüne geçilebilir mi? Dijital medyada daha adil bir temsil için neler yapılabilir? Bu konuda sizce toplumsal normların ve algıların değişmesi nasıl bir rol oynar?

Düşüncelerinizi merakla bekliyorum!